Anasayfa / enerji / “Nükleer yakında vazgeçilemez bir enerji kaynağı olacak”

“Nükleer yakında vazgeçilemez bir enerji kaynağı olacak”

Türkiye-Rusya arasındaki en büyük işbirliği projesi olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Projesi kapsamında Rusya’da eğitim alarak çalışmaya başlayan Türk mühendislerin sayısı her geçen gün artıyor.

Türkiye- Rusya arasındaki en büyük işbirliği projesi olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Projesi kapsamında Rusya’da eğitim alarak çalışmaya başlayan Türk mühendislerin sayısı her geçen gün artıyor. Toplam 6,5 yıl süren eğitim programını tamamlayan 186 mezun projede çalışırken halen 107 Türk öğrenci Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi (MEPhI) ile St. Petersburg Büyük Petro Politeknik Üniversitesinde (SPBPU) öğrenimlerine devam ediyor.

Türkiye’nin ilk nükleer santralinde çalışmak için eğitimlerine devam eden beşinci grupta yer alan genç mühendis adayları, Akkuyu NGS’nin sadece Mersin’in değil Türkiye’nin geleceği için bir dönüm noktası olacağına inanıyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele ve artan enerji ihtiyacının güvenilir şekilde karşılanabilmesi için nükleer santral sayısının artırılmasının zorunlu olduğunun altını çizen gençler, nükleer enerjinin yakın gelecekte vazgeçilemez bir enerji kaynağı olacağına dikkat çekiyor.

“İnsanların her alanda enerjiye olan talebinin hızla artması ve ekonomik açıdan bakıldığında nükleer enerjinin tam bir nokta atışı olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde nükleer enerjiyi kullanmak için geç bile kaldık” sözleri, Mersin’de doğup büyüyen ve kendi şehrinde kurulacak Türkiye’nin ilk faal nükleer santralinde çalışacak ilk mühendisler arasına girmeye hazırlanan 25 yaşındaki Yakup Pınarbaşı’ya ait. “Biz ne yazık ki geç kaldık. Birçok ülke 50-60 yıl önce bu teknolojiye sahipti. Ülkemin aradaki farkı kapatıp bu alanda hızlıca ilerleyebilmesi için elimden geleni yapacağım” sözleri iseMoskova’da bulunan Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi (MEPhI) 5’inci sınıf öğrencisi Murat Akgün’ün. Türkiye’nin ilk nükleer santralinde çalışmak için sabırsızlandığını söyleyen Akgün, “Benim için çok heyecan verici bir deneyim olacak. Bu alandaki eğitimini Rusya gibi nükleer alanda öncü bir ülkede alma şansım olduğu için mutluyum” dedi.

2022 yılı şubat ayında mezun olarak Akkuyu’da çalışmayı bekleyen Hüseyin Talo da “Bu proje,Türkiye Cumhuriyeti’ne gelecekte çok büyük katkılar sağlayacak bir sektörün de başlangıcını işaret ediyor. Bu vizyonun bir parçası olduğum için minnettarım” ifadelerini kullandı.

Kesintisiz enerji sağlayacak

Gazi Üniversitesi Makine Mühendislik Fakültesinde aldığı İngilizce hazırlık eğitimi sonrası Rusya’ya giden Mersinli Yakup Pınarbaşı, nükleer mühendislik eğitimi alma kararı konusunda ailesinin ve arkadaşlarının desteğini aldığını kaydederek, şunları söyledi:

“Her zamanki gibi onları yanıltmadım ve yanıltmayacağım. Ben buraya kendimi geliştirmeye ve Türkiye’ye katkı sağlayacak bir vatan evladı olarak geldim. Umarım ki, buradaki bilgi birikimimi ileride bizden sonra gelecek nesillere aktarabiliriz. Gelişmekte olan ülkelerdeki sanayileşme ve kentleşmeye paralel olarak insan nüfusunda meydana gelen hızlı artışın kişi başına düşen enerji ihtiyacını önemli derecede arttırdığı ortada. Çocukluğumda Mersin’in merkezinde bile çok sık elektrik kesintileri yaşanırdı. Akkuyu NGS’nin enerji ihtiyacının sürdürülebilir, kesintisiz ve güvenli şekilde karşılayacağı gün gibi açık. Rusya’da eğitim süresince yani 6 yıldır bir kere bile elektrik kesintisi yaşamadık. Akkuyu NGS’nin yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek olması ülkemizi her anlamda çok ileri düzeye taşıyacaktır. Bu projede yer aldığım için şanslı olduğumu düşünüyorum.”

“Sabırsızlıkla bekliyorum”

Karadeniz Teknik Üniversitesinde Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü hazırlık sınıfı öğrencisi iken 2015 yılında Rusya’da nükleer eğitim almaya başlayan Murat Akgün de Akkuyu NGS’nin Türkiye’nin gelişimine sağlayacağı katkıları şöyle dile getirdi: “Ülkemizin de nükleer santrale sahip olması, nükleer alandaki araştırmalarını ve çalışmalarını arttıracaktır. Ben de ileride deneyim kazanıp ülkemin bu alandaki gelişimine katkı sağlamayı sabırsızlıkla bekliyorum. Bu projenin parçası olmak, ilklerden birisi olmak gerçekten gurur verici bir şey. Küçüklüğümde köyümüze, yaylalarımıza gittiğimizde sık sık elektrik kesintisi yaşadığımız oluyordu. Gün içinde kesilmesi tabii çok sorun olmuyordu o dönem için telefon çok aktif kullanmıyorduk. Fakat akşam olunca mecburen mum ışığı, tüplü gaz lambası falan kullanmamız gerekiyordu. Teknolojinin gelişimi ile etrafımızdaki elektronik eşyalar ve enerji ihtiyacı iyice artmaya başladı. Kanımca bu enerji ihtiyacını karşılamada en büyük rol nükleer enerjiye düşüyor.”

“Santral sayımızı artırmalıyız”

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin 21. yüzyılda dünyanın ve Türkiye’nin en büyük problemi olduğunu ifade eden Akgün, “Karbon salınımından kaynaklı fosil yakıt kullanımını bir an önce azaltmaya başlamak zorundayız. Güneş santralleri, rüzgar türbinleri gibi alternatif kaynaklar enerji üretimine çok güzel katkı sağlıyor, fakat gece güneşi ve her istediğimizde de rüzgarı bulamıyoruz. Nükleer enerji yakın gelecekte vazgeçilemez bir enerji kaynağı olacak. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi kaynaklar ülkemizde arttırılmaya devam edilmeli, fakat kesintisiz bir enerji istiyorsak; ki dünyada her geçen gün enerji ihtiyacı gitgide artıyor, nükleer enerjiden asla vazgeçilmemesi gerekiyor. Bundan ötürü ülkemiz daha fazla geç kalmadan hem küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele hem de gelecekte exponensiyal olarak artacak olan enerji ihtiyacını en rahat şekilde karşılayabilmek adına nükleer santral sayısını arttırmak zorunda” şeklinde konuştu.

Akgün, nükleer enerjinin tıp alanındaki kullanımını da hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Nükleer enerjinin elde edilmesi sırasında ortaya çıkan birçok izotop nükleer tıp alanında kanser tedavisi ve benzedi yerlerde kullanılıyor ve gelecekte bu kullanımın daha da artacağını düşünüyorum. Belki de çağımızın hastalığını nükleer sayesinde tamamen ortadan kaldırabileceğiz. Ayrıca nükleer enerjinin sıfır karbondioksit salımı yapması da artan çevre kirliliğinin önüne geçmek için ne kadar temiz bir enerji kaynağı olduğunu açıkça gösteriyor.”

“Bu çok prestijli bir iş”

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde bilgisayar mühendisliği bölümünde okurken, Rusya’daki eğitime giden Hüseyin Talo ise MEPhI’de öğrenim gören bir diğer 5. sınıf öğrencisi. Talo, “Türkiye’deki komşularım, arkadaşlarım ve akrabalarım benim için heyecanlanıyor. Proje ilgili haberleri gördüklerinde hep beni düşünüyorlar, arıyorlar ya da mesaj atıyorlar. Bu kesinlikle prestijli bir iş. Umarım onlara layık olabilirim” diye konuştu.

“Nükleer enerjinin önemi her gün artıyor ve giderek daha fazla sayıda ülke bunun farkına varmaya başladı” diyen Talo, bunun sebebinin de küresel ısınmanın geri döndürülemez bir noktaya varmak üzere olmasının yanı sıra enerjiye olan talebin her gün artması olduğunu vurguladı. Talo, “Bu gezegene sahip çıkmak burada yaşayan herkesin sorumluluğu. Nükleer enerji, bu anlamda, istikrarlı ve karbonsuz bir enerji kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik de bol bir enerji kaynağı. Annem çocukluğunda kasabalar gibi kırsal kesimlerde altyapı eksikliği nedeniyle elektriğe erişimin olmadığını anlatıyor. Bu sorunların çoğunun çözüme kavuşturulduğuna inanıyorum. Ancak bir NGS, çevresel farklılıklara bağlı üretim eksikliğinin yol açtığı kesintileri kesinlikle önleyebilir” dedi.

Akkuyu NGS için personel yetiştirme programı, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nde Akkuyu NGS Sahasında Bir Nükleer Güç Santralinin İnşasına ve İşletilmesine Dair İşbirliği Anlaşması” kapsamında gerçekleştiriliyor. Dünyanın önemli üniversiteleri arasında yer alan MEPhI ve SPBPU’daki eğitimlere ait tüm giderler Rus tarafınca karşılanıyor.

 

 

 

GLİSERİN NEDİR?
Genellikle gliserol olarak da adlandırılan gliserin, tatlı bir tada sahip renksiz, kokusuz ve
zehirli olmayan bir sıvıdır. Su ve alkol ile karışabilen gliserin doğal veya sentetik olabilir.
Doğal gliserin, hayvansal veya bitkisel yağların hidrolizinin bir sonucu olarak üretilir. Hidroliz,
bir maddenin suya tepki göstermesi ve bunun sonucunda kimyasal bir bağın
parçalanmasıdır. Sentetik gliserin, petrol, propilen ve klor içeren kimyasal işlemlerle üretilir.
GLİSERİNİN FAYDALARI NELERDİR?
– Antibakteriyel, antifungal ve antiviral özelliklere sahiptir.
– Cildi nemlendirir.
– Cildi besler.
– Cildin su dengesini korur.
– Cilt kırışıklıklarını giderir.
– Cilde yumuşak ve pürüzsüz bir görünüm verir.
– Cildin zararlı UV ışınlarına karşı korunmasına yardımcı olur.
– Cilt rengini açar.
– Sivilceleri azaltır.
– Dudakları nemlendirir.
– El ve ayak nasırlarına iyi gelir.
– Ağız içi yaralarına karşı etkilidir.
– Egzama ve sedef hastalığına iyi gelir.
– Topuk çatlaklarını iyileştirir.
– Kulakta yer alan kirleri akıtır.
– Nemli saça uygulandığında saçların onarılmasını ve güçlenmesini sağlayarak dökülmeleri
azaltır.
DMRSÜREN Kimya Ltd Şti
0216 4421200-0552 3307100
www.kimyadeposu.com

Kaucukdergisi.com

Pars Kalsiyum Sülfatın Faydaları Nelerdir?

1-) Topraklardaki yarılma çatlamaları engeller.
2-) Bitki Besin elementlerinin alımını hızlandırır.
3-) Bünyesinde bulunan kükürt sayesinde verim artışı sağlar.
4-) Tuzlu topraklarda iyon değişimi sağlayarak tuzu topraktan uzaklaştırır.
5-) Ürün kalitesini arttırır.
6-) Ürünlerde raf ömrünü uzatır.
7-) Fenni gübrelerin yarayışlılığını arttırır.
8-) Mahsullerde minimum yüzde yirmi civarın da verim artışı sağlar.
9-) Toprakları kabartır su tutma kapasitesini önemli ölçüde arttırır.
10-) Toprak işlemede sağladığı kolaylıktan ötürü, tarım makinelerinizin yakıt tasarrufunda büyük rol alır.
11-) Topraktaki fazla rutubetin bertaraf edilmesi sonucunda çok önemli mantari hastalıkların azaltılmasında etkin rol oynar.
12-) İçeriğindeki kükürt sayesinde bitkilerin hastalık ve zirai zararlılarına karşı direncini arttırır.
13-) %29 Kalsiyum Oksit (CaO), %42 Kükürt Trioksit (SO3) içerir.
14-) Yüzeye uygulanan kalsiyum sülfat , toprağa iner ve kök büyümesinin artmasına neden olur.
15-) Tuzlu ve sodyumlu (alkali, çorak) toprakların ıslahına yardımcı olur.
16-) Kalsiyum sülfat başlıca avantajlarından biri, özellikle toprak altlarında bulunan toprak asiditesine eşlik eden alüminyum toksisitesini azaltma yeteneğidir.

DMRSÜREN KİMYA LTD.ŞTİ

05523307100-05325466184

www.kimyadeposu.com,www.claypacks.com,www.nanotozlar.com,www.netyerim.net,www.kostik.net,www.copper2000.com,www.sepiyolit.net,www.magnezyumoksit.com,www.potasyumsilikat.net,

www.nanomikron.com,www.netyerim.net

Tarım Kimyasalları,Yem katkıları Mineralleri,zeolit,sepiyolit,diyatomit,kaolin,sunshield gölge tozu,sunshield kaolin,sunshield sıvı kaolin,pars sıvı kükürt,parvet hayvan yara tozu,,çinko metal tozu,demir tozu,manganez dioksit,mangan dioksit,mangan tozu,mikronize mangan,hayvan altlığı,hadjin yılan kovucu,pars lime sülfür, nano tozlar,metal tozları,maden tozları,nano partiküller,dmrsüren,dmrsüren kimya,kimyadeposu.com,çinko sülfat,bakır sülfat,mangan sülfat,magnezyum oksit,magnezyum sülfat,demir sülfat,kalsiyum oksit,kalsiyum hidroksit,potasyum silikat,potasyum hidroksit,hekzatetramin,sodyum lignosülfonat,potasyum lignosülfonat,grafit tozu,mikronize grafit,kimyadeposu.com,potasyum klorat,payet kostik,bakır tozu,alüminyum tozu,grafit,bakır sülfat,demir sülfat,magnezyum sülfat,mangan sülfat,kalsiyum sülfat,kalsiyum oksit,farma kaolen,naturel kaolen,sırlık kalsit

Diğer Haber

Saudi Aramco iştirakine halka arz için onay

Dünyanın en büyük ham petrol üreticisi olan kamu sahipli Saudi Aramco’nun iştiraklerinin bir kısmını halka arz etmeyi değerlendirdiği ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.